1. KAYSERİSAÇ EKİMİ

    Saç ekiminde ağrı, yara ve dikiş izi yok. FUE Yöntemi ile ağrısız ve acısız bir şekilde doğal ve canlı saçlara kavuşabilirsiniz!

  2. KAYSERİSAKAL EKİMİ

    Sakal erkeklerde estetik bir görünüm için en az saç kadar önemlidir. FUE Yöntemi ile doğal görünümlü sakallara kavuşun.

  3. KAYSERİKAŞ EKİMİ

    Özellikle kadınların sıkça karşılaştığı kaş dökülmesi artık sorun değil! Tecrübeli ve uzman ekibimizle kalıcı kaşlara sahip olacaksınız.

Op. Dr. Onur Gürbüz Kimdir ?

1976 yılında Mersin’de doğdu. İlköğretimini Osmaniye, ortaöğretimini Mersin’de tamamladı. 1993 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanarak ilkokul yıllarında hayalini kurduğu mesleğe ilk adımı Ankara’da atmış oldu. Bir işi başarmanın yolunun o işi çok sevmekten geçtiğine inanan birisi olarak mesleğine aşkla bağlı bir “hekim adayı” olarak tıp fakültesini severek okudu.

Mezun olduktan sonra kendisi bir “sanat” olan tıp mesleğindeki en yaratıcı, sanatsallığı zirvede yaşayan dal olan “Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi” anabilim dalını seçerek yaklaşık yedi yıl sürecek zorlu bir eğitime Mersin’de devam etti.

Devamı için tıklayın>>

SAÇ EKİMİNDE MERAK EDİLENLER

Saç ekimi bir AMELİYATtır, ve ameliyatı CERRAH yapar. Yasalarımız geregi de bu şekildedir. Dolayısıyla saç ekimi düşünen bir insanın öncelikle bir Plastik Cerrah ile görüşmesi gerekir. Detaylı muayene sonrasında doktorunuza aklınıza gelen her türlü soruyu sorup cevabını almanız gerekir. Saç ekimi keyfi bir operasyondur, aceleye getirilmemelidir. İyice araştırıp, emin olunduktan sonra karar verilmelidir. Birkaç cerrahtan görüş alıp, muayene olup, hangi hekime güveniyorsanız o hekime yaptırmalısınız. Vereceğiniz karar sonuç ile yakından alakalıdır.

Burada önemli olan hastaya uygunsa bu işe kalkışmaktır. Uygun hastada , iyi cerrahi teknikle (çok saç alıp, kişiye özel ön saç çizgisi belirlendikten sonra, kanalların yönü ve sıklığının iyi ayarlanması ve dikkatli ve özenli ekim işlemine geçilmesi) oldukça iyi sonuçlar alınır.

Hastalarımızın en çok merak ettiği diğer konu iseSAYI’dır. Kaç greft ekeceksiniz? Bana 3000 greft gerekli dediler, sizce doğru mu? 8000-10000 kök ekilecekmiş, sizce de öyle mi? Bu sorular malesef hastaların KAFASINI KARIŞTIRMAKTAN başka hiçbir önemi yok. Çünkü kaç greft alınınca nasıl bir sonucunuz olacağını biliyor musunuz? Cevap:Hayır.

3000 greft yeter diyenlere; kime göre yeter?Bana göre mi, sana göre mi? Veya 6000 greft eksek nasıl olur? Daha sık olur, daha güzel olur. Peki gerek varmı? İşte tüm bu sorulara cevap vermek gerekir. Bir seansta genellikle bir insandan (saçlarının iyi olduğunu düşündüğümüz bir hastadan) 3000-3500 greftten fazla alınması mümkün değildir. ÖNEMLİ OLAN ALINAN HER GREFTİN SAĞLIKLI ALINMASI, İÇERİSİNDE HER SAÇIN KÖKÜ OLMASIDIR.Sayının fazla olması ikincil önemlidir. Yani 4000 greft alıp içinde kökleri olmayan saçlar varsa bunun hiçbir önemi yoktur.

Son olarak uygun hastada saç ekiminin sonuçları oldukça başarılıdır. Önemli olan kişinin sosyal itibarını zedelememektir. Çünkü hatalı ekim yapılan hastalar bunu saklayamazlar, saçlar göz önündedir. Dolayısıyla HATAYI DÜZELTMEK HER ZAMAN DAHA ZORDUR, ÖNEMLİ OLAN HATA YAPMAMAKTIR.

Saç Dökülmeleri ve Tedavisi
Saç dökülmesi bir çok kişinin şikayetçi olduğu bir problemdir. Problemin saç dökülmesinde bir artış mı, yoksa saçlarda seyrelme veya kelleşme mi olduğu muhakkak belirlenmelidir. Saç dökülmesi en çok tarama ve yıkanma esnasında belirginleşir.

Tedavisi ve takibinde hastaların uzun süreli izlenmeleri ile olumlu sonuçlar alınabiliyor. Özellikle minoxidil içeren saç spreyleri veya finasterid içeren tabletler olumlu sonuçlar oluşturuyor. İlaçlar düzgün olarak kullanıldığında ve destekleyici tedavi ile zenginleştirildiğinde, etkinlik artabiliyor ve saç dökülmesi durabiliyor. Etkinliği uzun süre ve dikkatli kullanımla görülüyor.
Bu ilaçların kullanımı doktor kontrolünde olmalıdır.

Saç kaybıçoğu insan için evrensel ve kaçınılmaz bir durumdur. Bu durum fizyolojik olmasına rağmen, saçlar insanların psikoseksüel imajı için öyle güçlü bir role sahiptirler ki onların kaybı insanları yüzyıllardır çare aramaya itmiştir.

Saç kaybına çare bulunabilmesi için öncelikle saç kaybının nedenlerinin anlaşılması gerekmektedir. Ancak, saç dökülmesine neden olan mekanizma
kısa bir süre önce anlaşılmıştır.
Hamilton 1942 yılında Androgenetic Alopecia (AGA) (erkek tipi saç dökülmesi) yı tarif etmiştir.

Androgenetiksaç dökülmesiinsanlardaki saç dökülmesinin % 95 ini oluşturur. Daha çok erkeklerde görülmekle birlikte kadınlarda da görülür. 30 yaşına kadar erkeklerin % 50 sinde kadınların ise % 20 sinde, birazda olsa saçlar dökülmeye başlamıştır. Androgenetik saç dökülmesi temelde, erkeklik hormonu olarak bilinen testesteron’ un genetik olarak hassas saç köklerine yaptığı olumsuz etki sonucu olmaktadır. Erkek tipi saç dökülmesi de denen bu tip dökülme, karakteristik olarak ön saç çizgisinin çekilmesi, sonra tepe kısmındaki saçların incelmesi ve seyrelmesi şeklinde olur. Bayanlarda ise androgenetik saç kaybı, tepe kısmındaki saçlarda ve yaygın tarzda oluşur. Ancak erkeklerden farklı olarak ön saç çizgisi gerilemeden kalır.

Androgenetiksaç dökülmesininevreleri ‘ Norwood Sınıflaması ‘ olarak tariflenmiştir. Bu sınıflama, saç nakline uygun adayların araştırılmasında, hastaların muayene sonuçlarının kaydedilmesinde, tedavi takiplerinde ve dökümantasyonların standardizasyonunda kullanılmaktadır ve bilinmesinde yarar vardır.

Diğer saç dökülme nedenleri şunlardır:

1.Normal saç dökülmesi:Saçın yaşam döngüsüne bağlı olarak günde 100-150 kadar saç dökülmesi normaldir.

2.Fizyolojik saç dökülmesi:Hamilelik dönemindeki saç dökülmesi buna örnektir. Geri dönüşümlüdür.

3.Kişiye bağlı saç dökülmesi:Kişinin kendisinin yaptığı dökülme böyledir. Sıkı saç tokaları sonucu oluşabilir.

4.Enfeksiyonlara bağlı saç dökülmesi:Bazı mantar enfeksiyonlarında görülür.

5.Alopesi Areate:Lokalizedir ve yama tarzında saç dökülmesidir. Uygun tedavi ile geri dönüşümlüdür.

6.Angen Effluvium:Radyasyon ve bazı kimyasalların neden olduğu saç kaybı.

7.Telogen Effluvium:Strese ve kronik hastalıklara bağlı saç kaybı.

8. Travma ve basıya bağlı saç köklerinin hasar görmesi.

Erkek tipi dökülmenin tedavisi nasıl yapılır?
Tedavide Minoksidil % 5 lik solüsyonun Günde 2 kez 6 aylık süre ile uygulanması, erkeklerin %30unda, kadınların ise daha fazlasında, kozmetik olarak fark edilebilen saç çıkışı olur. En iyi yanıt, saçlarında seyrelme olup, kellik gelişmemiş hastalarda alınır. Bu tedavi saçlarında dökülme olan yaşlı kadınlarda da etkilidir.Diğer tedavi yöntemi ise erkek hastalar tarafından finasterid içeren bir hapın günde bir kez kullanılmasıdır. Finasterid kıl kökünde aktif erkeklik Hormonu oluşmasını engelleyerek etkili olur.

Kadınlarda dökülme ile birlikte sivilce, kıllanma artışı, adet düzensizliği problemi var ise Dermatoloji Uzmanı tarafından derin araştırma yapılmalıdır.  Bu tedavilere cevap vermeyen olgularda başın enseye yakın bölgesinden alınan saç transplantları 1-2 saç kökü içeren küçük deri parçaları halinde saçın ön bölümüne ekilebilir

Çinko eksikliği ve saç dökülmesi
Çinko yetersizlikleri çocuklarda büyümenin durmasına ve yetişkinlerde de saç dökülmelerine neden olmaktadır. Çinko yiyeceklerin çoğunda bulunur. Fakat, bunların bazılarındaki çinkodan insanın yararlanması güçleşir (emilim yetersizliklerine bağlı olarak). Hayvansal yiyeceklerdeki çinkonun emilimi genellikle bitkisel yiyeceklere oranla daha yüksektir. Özellikle et, peynir, karaciğer çinkodan zengindir. Bitkisel besinlerden ise badem, ceviz, Buğday, bulgur ve mantar çinkodan zengindir.

FUT ve FUE Saç Ekimiolarak adlandırabileceğimiz bu yöntemlerin temelinde saç olan alandan saç alıp, olmayan alana nakletmek vardır. Ancak teknik olarak farklılıklar vardır.
Saçların fazla olduğu bölgelerden saç yani kıl kökü alımı ilk defa 2003 yılında gerçekleştirilmiş ve bu günden itibaren önemli bir gelişim göstermiştir.
İlk önceleri saçlar arkadan şeritler halinde kesilerek alınıyor, dışarıda ufak kümeler halinde küçültülerek ekiliyordu. İşte bu işlem FUT yöntemi olarak bilinen tekniktir. Dezavantajı ise saçın arka tarafında yara izinin kalıcı bir şekilde kalmasıdır. Daha sonraları Fue Saç Ekimi konusunda artan klinikler ve bu kliniklerde yapılan özel araştırmalar ve çalışmalar sonucunda bireysel çabalarla birlikte kıl kökü alma işlemi “tek tek” yapılmıştır. Bu amaçla   çapı 0.6-1 mm arasında farklı ölçülerde iğneleri olan punchlar tasarlanmış ve saç kökleri 1, 2, 3 ve en fazla 4 lü saçlar olarak alınarak daha doğal bir görünümle ekilmeye başlanmıştır.
Fue Saç Ekimi Nedir, Ne Değildir?

Fue saç ekimi oldukça doğal bir saç ekim yöntemidir. Lokal anestezi ile rahatça yapılabilmektedir.  Ekim sonrasında klinikte yatma gibi durumlar söz konusu değildir.

FUT Saç Ekimi

Halk arasındaFUT Saç Ekimiolarak geçen ve tam açılımı Foliküler Ünite Transplantasyonu olan saç ektirme yöntemi geçtiğimiz yıllar içerisinde oldukça yaygın kullanılmaktaydı. Ancak günümüzde sınırlı endikasyonlarda uygulanmaktadır.
Foliküler Ünite Nedir?
Saç derisi üzerindeki tüm saç kıllarımız folikuler ünite adı verilen mikro tüpçükler içerisinde büyürler. Bir saç kökü, etrafındaki bağ dokuları ile birlikte 1 folliküler ünite olarak adlandırılır.
Greft nedir?
İşte FUE tekniğinde özel mikromotor veya el punch’ları ile 1 seferde alınan dokuya (incecik iğnenin kafadan her girişinde aldığı saça) 1 greft denir. Bir greftin içerisinde bazen 1 kök(follikül) , bazen 2 kök, bazen 3 veya 4 kök bulunabilir. O zaman alınıp ekilen saçların sayısı şu şekilde bulunabilir; öncelikle bilinen kesin sayı kaç greft alındığıdır. Her greftte hastanın saç sıklığına bağlı olarak değişen sayıda kök olduğu düşünülürse (ortalama 2.5 saç ile çarpılır) greft sayısı ile 2- 2.5 çarpıldığında yaklaşık saç sayısı bulunabilir. Örneğn 2000 greft ekilen bir insanda yaklaşık sayı; 2000 x 2.5 dersek; 5000 saç kökü (follikül), 3000 greft alınmışsa 3000 x 2.5 dersek; 7500 saç kökü civarındadır.
Ekilen saçlar dökülür mü?
Saç dökülmeleri genellikle başın üst bölgesinde görülürken birçok kişise ensede bulunan ve iki kulak arasındaki bölgedeki saçların dökülmediği gözlenebilir. İşte bu bölge dökülmediğinden, bizim yapacağımız işin de nakil olduğunu hatırlarsak ekilen saçların dökülmeyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Saç derisindeki kılların büyüme ünitelerinin doğal yapısına zarar verilmeden alınması saçlarda oluşabilecek muhtemel sorunları engellemektedir.
Bu saç ekim yönteminde saç ekimi micro seviyedeki ve slit adı verilen en küçük kanalcıklar aracılığıyla yapılmaktadır. Kanalların küçük yarıçaplı olarak açılması, folikül ünitesinin doku üzerindeki elastik kollagen liflerin yapısını bozmayacaktır.
Saç ekimi ile ilgilenen insanların görüşecekleri merkezde şu sorulara cevap aramaları gerekir:
1- Saç ekimini merkezinizde kim yapıyor?
Bu ameliyatı plastik cerrahınızın bizzat kendisi mi yapıyor, yoksa yarısında hemşirelere devredip kendisi işlem bitene kadar ameliyata devam etmiyor mu?
2- Kanal açılmasını siz mi yapıyorsunuz?
Kanal açılması işlemi (saçların konacağı yuvaların açılması) saçınızın sıklığını belirler , aynı zamanda yönlerini belirler. Bu işlemi bizzat cerrahın kendisinin yapması gerekir.
3- Ekim işlemini siz mi yapıyorsunuz?
Saç ekimininde köklerin ekilmesi sırasında kökten tutmak, veya köke çok yakın tutmak köke zarar verir, ekilenlerden kayıp olmasını artırır. Cerrah dışında kimse buna dikkat edemez. O yüzden ekime de bizzat cerrahınızın girmesi çok önemlidir.
4- Saç ekimini nerede yapıyorsunuz?
Saç ekimi hastane ortamında yapılmalıdır. Polikliniklerde saç ekimi yapılması bakanlıkça yasaklanmıştır.
Saç ekimi aslında yanlış bir ifade olup aslı “Saç nakli” olarak adlandırılabilir. Niçin nakil? Çünkü arka ve yan tarafta saç olan alanlardaki saç köklerinin alınıp eksik olan alanlara nakledilmesi işlemidir. Yani “olan saçın yerini değiştirme işlemi” dir saç ekimi. Bir çok internet sitesinde yanlış lanse edilen bir durumdur bence. Çünkü saç ekimi”HER HASTAYA UYGUN BİR OPERASYON DEĞİLDİR”. Saçın ekilebilmesi için önce o hastada (başkasından saç alınıp ekilemez) alınabilecek kadar iyi saçlı bir alanın bulunması lazımdır. Saç ekiminde yanlış inanılan bir konu da şudur; “Ekilen saçlar kaç tane çıkar? Tabi ki alındığı sayı kadar çıkar. Bir ekip üç saç çıkmaz. Aynı zamanda saç alınan sahada bir daha çıkmaz. Yani arkadan saçı aldığımızda kökü ile birlikte aldığımız için bir daha o bölgede değil ektiğimiz bölgede çıkar.
Saç ekimi düşünen bir insanın öncelikle “Acaba ben bu operasyona uygun bir hasta mıyım?”  sorusuna cevap bulması gereklidir. Bu sorunun cevabını verecek tek uzmanlık alanı “Plastik cerrahi” dir. Lütfen bir“PLASTİK CERRAH”ile iletişime geçiniz. Ve ameliyatıBAŞINDAN SONUNA KADAR BİZZAT KENDİSİNİN YAPIP YAPMADIĞINIsorunuz. Bir burun ameliyatının yarısında çıkıp hemşirelere bırakmadığımız gibi saç ekimini deYARISINDAhemşirelere bırakamayız. Saç ekimi de bir ameliyat olupAYNI ÖZENİ HAKETMELİDİR.
Saç ekimi, saçların yoğun olduğu bölgelerden (ense ve yan kısım) alınan saç köklerinin saha seyrek olan boş bölgelere ekilmesi işlemidir. Saç ekimi kişinin kendi dokusunun başka bir bölüme aktarılması şeklinde yapılan organ naklidir. Dolayısı ile şunu bilmek gerekir ki; biz plastik cerrahlar sizin mevcut olan saçlarınızı kullanarak bu saçları”PAYLAŞTIRARAK”kellik olan sahayı kapatarak sizi mutlu etmeye çalışmaktayız. Bunu asla unutmayınız; “mevcut saçlatı kullanıyoruz, kellik imajınızı siliyoruz, sırma saçlı yapmayı vaat etmiyoruz”. Çünkü böyle bir vaatte bulunamayız, bu ancak dokunun sizin vucudunuz dışında , laboratuvarda çoğaltılması ile sağlanabilir. 2010 yılının teknolojisinde “HENÜZ” bu durum mümkün değil, ancak bilimsel çalışmalar çok hızlı ilerliyor, belki yakın gelecekte bu durum da mümkün olacaktır. Ama şu ana geri dönersek bizler en son tekniklerle mevcut saçınızı uygun sayı ve planlama dahilinde nakletmekteyiz.
Günümüz teknolojisinde saç ekimi işlemi ile doğal görünümler elde edilmektedir. Saç dökülmesi ile kişilerde oluşabilecek çeşitli psikolojik ve sosyal yaşamdan uzaklaşma gibi durumlar saç ekimi sayesinde ortadan kaldırılmaktadır.

Fue saç ekimi sonrasında dikkat edilmesi gerekenler

Fue ekimi sonrası ilk gece;

Ağır işler, stres, cinsel ilişki, spor ve alkol yasaktır.

Fue sonrası saç ekiminde ilk gece dahil ağrı olmaz.

Ekim yapılan gün istediğiniz pozisyonda uyuyabilirsiniz.

Saç ekimi sonrası yapılan pansuman ve yıkamalar nedeniyle kanama ve şişlik ,morarma olmaz..

İlk üç gün ;

24-48 saat sonra saç ekimi yapılan bölge kapalı pansuman ile takip edilir.

Mutlaka şapka takarak dışarıya çıkınız..

Saç ekimi sonrasında üç gün saçınızın ekim yapılan bölgesini çarpmayınız.

İlk 1 hafta;

Saç ekimi yapılan bölgeyi  güneş ışınlarından koruyunuz, havuza saçlarınızı sokmayınız,denize girmeyiniz.

Ensenizde iz kalmayacak iki günde ufak delikler tamamen kapanacaktır.

Ensenizde uyuşukluk olmayacak.Herhangi bir sinir kesilmediği için ve damarlar kesilmediğinden kalıcı bir iz ve uyuşukluk hissizlik olmayacak.

Ekim alanındaki kılların çıkışı ve dipleri doğal saçlarınız gibi olacak.

Fue sonrası saç yıkaması

Saç ekiminin 5. günü ev koşullarında ilk kez saçlarınızı yıkayabilirsiniz. Kayseride kalıyorsanız ilk yıkama kliniğimizde yapılabilir.

Saçınıza uygun şampuan ve bakım önerileri doktorunuz tarafından belirlenecektir.

Ense bölegesine normal yıkama hareketleri yapabilir ancak ekim bölgesine yumuşak okşar gibi yıkama hareketi yapabilirsiniz.

Kurutma makinesine gerek yoktur.

Sürtme hareketi yapmadan havlu ile nemini alabilirsiniz.
Saç spreyi ve jöle 15 gün asla kullanmayınız.

Spor Aktiviteleri

15 gün sonra başınızı travma yapmayacak sporlar yapabilirsiniz.

4-6 hafta saçlı derinizi güçlü güneş ışınları ve sürekli travma oluşturacak olaylardan kaçınınız.

Fue İyileşme Süreci

2 gün; pansumanınız açılacaktır, kendiniz tarif edilen şekilde açabilir veya kliniğimizde açtırabilirsiniz.

5.gün; ense ve ekim bölgesindeki kabukların tamamı yıkamalar ile dökülmüştür.

15. gün; iyileşme tamamlanmıştır.

3-4 hafta sonra; ekilen saçların % 60-80 ı dökülür.

8-12 hafta; 3.haftada dökülen saçlar ve ekim yapılan saçlar uzar.İlk çıkan saçlar ince ve cılızdır, zamanla kalınlaşacaktır.

6 ay sonra; saçlarınızın tamamı uzamış ve berberinize diğer saçlarınızla birlikte kestirebilir olacaksınız.

Saç ekimi operasyonunda en çok dikkat edilmesi gereken bu işlemi yapan merkezin gerçek bir merkez olup olmadığıdır. Özellikle yurt dışından sağlık turizmi ile ülkemize gelen hastaları bekleyen en büyük tehlike sıhhi olup olmadığı bile belli olmayan, ameliyatları apartman dairelerinde, izole villalarda yapan, başında doktor bile olmadan birkaç teknisyenle yürüten merkezlerdir. Bu tip merkezler Türkiye Sağlık Bakanlığından ruhsat almadıkları için sağlık bakanlığı denetiminden uzaklar. Birçoğu ruhsatsız, bir kısmı da belediyelerden alınan Güzellik Salonu ruhsatı ile (aslında bu ruhsatla adı üstünde güzellik salonu hizmetleri verilir, ameliyat yapılamaz) illegal bir şekilde bu hizmeti veriyorlar. Hastaları bir takım internet sitelerindeki resimlerle, İstanbul’un turistik mekanlarının resimleri ile, “klinik” diye adlandırdıkları süslü mekanların mobilyalarının resimleri ile, transfer hizmeti verme, konaklama hizmeti verme gibi yan hizmetlerle SÜSLEYEREK sunmaktadırlar. Bu tip merkezlerin güvenceleri şu şekildedir;

Sağlık bakanlığı denetiminden uzaklar. Bu nedenle rahat rahat reklam yapabilmekteler ( Halbu ki doktor olan bizler her an denetimle karşı karşıya olmamızdan dolayı reklam yapmamız yasak, tabela boyutu bile önemli, diğer taraf ise sitesine öncesi sonrası resim koyuyor (bir çoğu sahte). Ruhsatsız olanlar zaten DOKUNULMAZ, ama belediyeden ruhsatlı olanlar ise şikayet bile olsa denetlenmiyor. Bu tip merkezler ameliyatın doğal seyri nedeniyle (saçlar 6 aydan önce çıkmıyor, hastayı da 3-5 ay oyalarsanız 1 yıl süreniz var) her yıl adres değiştirirse (ve isim) sınırsız bir süre (vur-kaç) eylemi yapabilirler. Özellikle yurtdışından gelen ( özellikle de Arap vatandaşlar) zaten hayatlarında 1 kez Türkiye’ye bu iş için geleceğinden bir daha bilet alıp da gelmeleri, gelse de adresi bulmaları, adresi bulsa da o adreste o merkezi bulmaları ne MÜMKÜN? Bu turistler EURO ve DOLAR kaynağı oldukça, sağlık bakanlığı ve belediye denetimi olmadıkça, ortada saç eken ambulans şöforü, ebe, kuaför, diş hekimi, manav, kasap, inşaat işçisi ( bu meslekleri sala kınamıyorum, sadece örnek olarak gösteriyorum bu arada) oldukça, bazı HOKKABAZLAR, SİSTEMİN AÇIKLARINDAN faydalanırlar, Atı alan ÜSKÜDAR’ı geçer. Peki bir plastik cerrah bunlar olurken ne yapar? 6 yıl tıp okur, üzerine 6-7 yıl ihtisas yapar, sonra 2 yıl mecburi hizmet yapar. Bitince sanır ki önüne kırmızı halı serilecek. Sonra muhtemelen kamuda devam eder, ya da özel hastane boyunduruğuna girer. Kendisi orada risk alıp kopan parmakları dikerken dışarıda arka mahallede az önce anlattığım merkezdeki bir “SAÇ EKİMİ TEKNİSYENİ” (o da neyse, nereden öyle bir diploma aldıysa) kendisinden 4-6 kat fazla ücretle “kıl – tüy eker)

Hastaların bilinçli olması gerekir. Dışarıdan uygulanan iğnenin bile sorgulanması (vücuda yabancı bir cisim battığı anda sterilizasyon kuralları ihmal edildiğinde HIV (AİDS), hepatit B, hepatit C vs. bir çok ölümcül hastalık bulaşma ihtimali vardır) gerekirken insanlar sorgulamadan ameliyat olabiliyor. Ameliyat HASTANE ortamında , uzman doktor tarafından yapılan CERRAHİ bir işlemdir. Bu nedenle hastaların birkaç şeyi sorgulamaları gerekir;
Bana bu işlemi kim yapacak? Hangi vasıfla yapacak? Doktorsa branşı ne? Estetik cerrahsa da hemşirelerine mi yaptıracak, bizzat kendisi mi girecek? Operasyon nerede yapılacak? Hastanede mi, klinikte mi?

Hastalar eğer bilinçli olursa bu tip FASON merkezler kendi işleri olan ( peruk yapımı, tırnak bakımı, sakal traşı, ambulans şoförlüğü, vs. ) mesleklere geri dönerler. Doktor meslektaşlarım ise operasyonu daha ciddiye alıp ameliyata kendileri girer, hastane ortamında yapma zorunda kalırlar.

VİDEOLAR

KLİNİK

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN!

İletişim Bilgileri

Kayseri Saç Ekim Merkezi

Orgeneral Eşref Bitlis Bulvarı No:9 Kayapark İş Merkezi K: 3/6 Melikgazi /KAYSERİ

İletişim Formu





Harita

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN!

İletişim Bilgileri

Kayseri Saç Ekim Merkezi

Orgeneral Eşref Bitlis Bulvarı No:9 Kayapark İş Merkezi K: 3/6 Melikgazi /KAYSERİ

İletişim Formu





Harita